ANA MENÜ
KATEGORİLERİM
SON YAZILARIM
ARKADAŞLARIM
BAĞLANTILARIM
BLOG SAYACI
İŞ ADRESİ
HAMİLİ LOGO YAKÎNİMDİR
BU HAMİLİ LOGO DA YAKÎNİMDİR :)
YOĞUN İSTEK ÜZERİNE :)
''HABER''iniz olsun...
BUNLAR DA FAVORİM
BLOGCUYA UYARLAMA
KAYNAK
|
Bizim mutfağın en önemli ilkesi:boş ve temiz bir tezgahtır… Çırak eğitimimiz bu cümleyle birkaç ay önce başladığından Bücür Cadı önce tezgaha el attı… ‘’Oooo…Annecim afferim temizmiş burası..’’ ile başladık anne-kız etkinliğimize… Aslında kendisi de uyku saatinin geldiğinin farkında olmasına rağmen evdeki erkeklerin yokluğunu fırsat bilip kendimize torpil geçtik… Kral Babamız, toplantısında Ve Küçük Prensimiz tatlı uykusunda olduğundan Biz de mutfağa daldık.. Epey zamandır iki çocuk ve iş rotasında Mutfak içi extra faaliyetleri bile isteye ihmal ettiğimden Açıkcası lezzetli bir etkinliğe hem zihnimin, Hem midemin, hem de evdekilerin ihtiyacı vardı ki Bücür Cadı asistan olarak eşsizdi… İlk olarak Anneler Günü için bana hediye ettiği önlüğü taktı ve yeniden silip kuruladığı tezgahın önünde pozunu verdi…
kardeşi için yapılan çorbayı karıştırma teklifimi geri çevirmeyerek Beni bence külfetli bir işten kurtarmış oldu..
Tabii çorba pişer pişmez ‘’Ben acıktım, kardeşimin çorbasından yemek istiyorum..Zaten o uyudu,bu çorba da sıcak…Ben de yiyebilirim dimi?’’ demesi Beklediğim bir cümleydi.. Ama sıcak çorbayı kurabiye projemizi bölerek acilen soğutup Küçük hanıma hazırlamak planlarımda yoktu… ‘’Güzel yapmışım annecim..Karıştırınca nefis olmuş’’
Hiç ama hiç sevmediğim mutfak cümlesi: ’’alabildiğine un..’’ile başlar… Kim icad etmiş, nasıl aklına gelmiş anlamam.. Anlamakta istemem..Kendisine kalsın… Sağolsun Kandil Simidindeki marifetli arkadaşım tam da benlik bir tarifiyle Sitesine uğradığım gibi derman oluverdi bana… Gayet kolay tarifi ve malzemeleri ile anne-kız giriştik cevizli tarçınlı kurabiye projemize…
onun İkinciyle oynuyor olmasına takılmamam gerektiğini biliyorum….
Aralarda bilmiş bilmiş kendi sorularını cevaplaması yok mu… ‘’Annecim ben seni çooooook seviyorum…Sen en çok babamı seviyorsun dimi?’’ ‘’Seni de en çok seviyorum ben..’’ ‘’En çok değil ama dimi?..’’ ‘’Evet bebeğim ben seni de en çook seviyorum..’’ ‘’Ben en çok seni sevmiyorum ama…’’ ???? ‘’Yani en çok seni seviyorum ama senden çok Allahı seviyorum.. Çünkü O da beni en çok seviyor… Bence sen de en çok Allahı sevmelisin…’’ !!! ‘’Üzülmedin dimi anneciğim…’’
Kurabiyeler fırına Bücür Cadı yatağa geçtiğinde Bu güzel diyaloğu düşünüyordum… Ve bu cümlelerdeki tılsımı… Güzeldi…Hatta çok çok güzeldi… Pişen ve Böğürtlenimin ancak yarın yiyebileceği kurabiyelerimiz gibi… |
|
Yorum yaz! |